
HALCYON
Yüzden Geriye Say
Her gece geriye sayar. Doksan birde, o bekliyor.
Her gece Profesör Batu Aydemir, babasının ona öğrettiği gibi yüzden geriye sayar. Her gece doksan birde durur ve Ege'de uyanır: avlusunda bir incir ağacı olan taş bir evde, onu hep tanıyormuş gibi gülen bir kadının yanında.
İstanbul'da sessizleşmiş bir evliliği, kahvesini ayakta içen bir karısı ve her sabah saat üçte uyanan bir bedeni var. Gümüşlük'te ise bir teknesi, rüzgârı ve Ceyla'sı.
Bu hayatlardan biri bir rüya. Batu hangisi olduğunu bilmiyor. Ama gecelerimizi bize geri vermeyi vaat eden şirket, Halcyon, biliyor.
Uykusuzluğun yoksulluk kadar sıradanlaştığı yakın gelecek Türkiye'sinde geçen Halcyon; şiddetin, polisin ya da kötü adamların olmadığı psikolojik bir distopya. Yalnızca bir bileklik, bir hoparlör ve her sabah nazikçe soran bir ses var: Ne rüya gördün? Kimse takmaya zorlanmıyor. Herkes gönüllü olarak kaydoluyor.
İstanbul'dan Ege kıyılarına, oradan Miami'ye uzanan bu roman; yas, evlilik, hafıza ve konforun bize sessizce rıza göstermeyi nasıl öğrettiği üzerine.
Rıza, en kolay onu verenin unuttuğu şeydir.
Kazuo Ishiguro, Margaret Atwood ve Emily St. John Mandel okurları için.
Yakında — 13 Aralık 2026’da yayımlanacak.